Kategori: Aileler İçin

ÇOCUK EĞİTİMİNDE PÜF NOKTALAR

  egitim

  • Eğitim bir bütündür, birbiriyle bağlantılı ve eşittir
  • Herbiri sağlıklı ruhsal yapının bir ayağıdır ve ayaklardan biri eksik olursa DENGE BOZULUR
  • yeme = uyku = tuvalet = terbiye = temizlik = ders yapma = kötü alışkanlıklar = diğer insanlara saygı… Bu süreçler birbiriyle BAĞLANTILI ilerler.
  • Çocukların dönemleri vardır. Dönemsel değişimlerine ayak uydurmalısınız. Zor bir süreçtir bu nedenle sizinde idmanlı olmanız gerekir.
  • İdmanlı anne; Sağlığına, özel hayatına, öz bakımına dikkat eden anne demektir
  • Eğitim; Temeli yenidoğanda atılan, 80 yaşında bile yapımı süren bir gökdelendir
  • ÇOCUK EĞİTİMİNDE BAŞARI geçmişten gelen altyapının sonucudur
  • “NORMAL” tüm insanlar için ortak olsada sosyokültürel yapı, çekirdek aile gelenekleri, ırsi özelliklerden etkilenir. Ancak ortak noktaları bulmak şarttır.
  • Aile bu eğitime temelden, erkenden başlarsa rahat eder, sonradan kazandırmaya çalışmak aileyi ve çocuğu yorar
  • Tüm bu disiplin çabası, bazen zorlamalar ve yorucu günler aslında çocuğun sağlığı ve ailenin huzuru için önemlidir
  • Peki biz hekimler bunları nereden biliyoruz?
  • Çocuk hekimleri, çocuk psikiyatristleri aileye bilgi verirken mevcut durumun sonuçlarını 18 yaşında, yani erişkinliğe kadar öngörerek öneride bulunuruz
  • Lakin sizler sadece “o günü, o haftayı, o ayı, o yılı” görürsünüz ve yaşananlar o gün için size makul gelebilir. Bu sizi yanıltmasın. Hekiminizin sözünü dinleyin. Profesyönellerin bilimsel kanıtlarına kulak verin. “ya beni annem burjuva büyütmedi ki, TV’de izletti, dayakta attı, geçte yattım” gibi “savunma” haline geçmeyin. “DOĞRU EBEVEYNLİKTE BOYNUZ KULAĞI GEÇER”
  • Elbette araya giren olumsuz durumlar eğitimi bir süre aksatabilir, en kısa zamanda normal şekline döndürülmeye gayret gösterilmelidir
  • Bu noktada bir not düşmek istiyorum.
  • Bahsettiğim EĞİTİM kavramı bilindik despot ve sıkıcı ÖĞRETME yöntemi değil, bilhakis “çocukla iletişim kurma, eğlenme, öğrenme, ödüllendirme, tartışma, demokrasi, pozitif yaklaşım, takım olma” esasına dayanır.
  • PATRON çocuk olmamalıdır, PATRON aile de olmamalıdır. Ailede PATRON olmamalıdır
  • Aile ve çocuk, kaptanın anne ya da baba olduğu bir takım olmalıdır
  • Ve elbette anne ya da baba takım kaptanı olabilecek şekilde kendini geliştirmelidir.
  • Yani “kendine hayrı olmayan kaptanın takıma hiç hayrı olmaz.”
  • Dişini fırçalamayan, tuvaletten çıktıktan sonra elini yıkamayan aile bireyi bunları çocuğuna ÖĞ-RE-TE-MEZ !
  • Yazıyı bir örnek üzerinden kolayca anlayacağınız kıvama getireceğim.
  • Sizler bu örnekten yola çıkarak eğitimin ve davranış şeklinin diğer yönlerine uygulayabilirsiniz.
  • Yani; Ben size “uyku” eğitiminden bir kesit sunacağım. Ama siz bunu yemek yeme, ödev yapma vb… tüm eğitimlere yayacaksınız.
  • KISACASI; Ben size balık vermeyecek balık tutmasını öğretmeye çalışacağım
  • Genellikle çocuk; uyusun, yemek yesin, yaramazlık yapmasın, uslu dursun diye “normal davranış yöntemi, normalde olması gereken” dışında “yaramazlık yapmazsan sana oyuncak alırım” durumuna maruz kalır
  • Uyuması, uslu durması, yemek yemesi… Yani EĞİTİMİ için;
    • Bazen oyuncak alınmış, bazense söz verilsede alınmamış
    • Bazen korkutulmuş
    • Bazen hoş görülüp izin verilmiş
    • Bazen şirin gösterilip mutlu olunmuş
    • Bazen eş dosta caka satılmış
    • Bazen market alışverişinde rezil olmamak için göz yumulmuş
      • Ama esasında ve sonucunda YANLIŞ yapılmıştır
  • Bilirsiniz, hatırlarsınız, tanıdıktır;
    • Eğer yemeğini yersen baba sana bebek alacak (babanın bebek alacağından haberi yok ve bebek yok, çocuk kandırıldığını hissediyor)
    • Oradan atlamaya devam edersen seni sinemaya götürmeyeceğim (ama götürülür, çocuk haksız kazanç elde ediyor)
    • “Aman canım bşi olmaz kırsın” (çocuk kırıp dökmenin normal sanıyor)
    • “Zeki çocuklar hareketli olur boşver bozsun” (çocuk disiplinsizliğe alışıyor)
    • “Ayyy canım ya nede şirin, yaramazlığı bile güzel” (Çocuk daha fazla sevilmek, dikkat çekmek için normalden daha fazla sapıyor)
    • “Ben çocuğumu sıkmadan özgür yetiştiriyorum” (Önüne bi bardak rakı koy olsun bitsin o zaman)
    • “tamam dur rezil ettin beni, ne istiyorsun, çikulata mı? al al tamam” (çocuk “ahahahah ben kazandım” diyor)
  • “Aslı” olmayan “kandırmaca” bu yöntemler aileler tarafından sıklıkla denenmiştir, bu yöntemler;
    • Çocuğun DENGESİ bozulmuştur
    • Çocuk NORMALİ öğrenememiş
    • Yanlışın NORMAL olduğunu belleğine işlenmiştir
  • Bu noktada çocuk daha 6 aylıkken size güvenini içgüdüsel olarak yitirmeye başlar
  • Peki size; bu güven meselesinin bir gün çocuğun hayatına mal olabileceğini söylesem
  • Nasıl mı? Şöyle;
    • Olumlu durum için PEMBE yalanlara başvuran ebeveynin çocuğu “o acı sakın içme” denilen çamaşır suyunu kafasına diker çünkü çocuğun belleğinde erişkin en masum ifadeyle “yalancı” dır. “annem yine beni kandırıyor acı değil ki”
  • Sizin doğrunuz ya da yanlışınız onun doğrusu ya da yanlışı ile paralel gitmez
  • Kişiliğin “bireysellik” dönemine geldiğindeyse çocuğunuz da bu sorunlar gittikçe artar
  • Sorunlara henüz oluşmadan önlem alınmazsa kar topu çığ olur
  • Sizin;
    • Biraz sessizlik için
    • Utanmamak için
    • Komşunuzla sohbet edebilmek için
    • Eşinizle başbaşa kalabilmek için
    • Yemek yemesi, ders çalışması için
  • Göz yumduğunuz durumlar, çocuk ve sizin için ZARARLIDIR.
  • 6 aydır iştahla yemeğini yiyen çocuk birden yemeyi bırakır, bu durumun arkasında ki esas sebep;
    • bireyselleşme isteği ile değişim geçiren çocukla
    • bir lokma yesin diye yelkenleri yere indiren yorgun annedir
  • Peki “bir lokma yesin diye yelkenleri yere indirmek” işe yaramış mıdır? HAYIR. Ne çocuk eskiye dönmüş ne de anne huzura kavuşabilmiştir.
  • Aksine dengeler bozulmuş, ileriye dönük hatalı adımlar atılmıştır
  • Bazen “Yemeğini yemen gerekiyor oğlum yemezsen malesef bugün aç yatacaksın” diyebilmek gerekir.
  • Ya da siz bilirsiniz belki “oh neyseki bir lokma yedirdim, oh neyse ki sustu, oh neyse ki kırmadı” avuntusuyla çocuğun ve kendinizin DENGESİZLİK kuyusunu kazmış olursunuz. 2 saatlik mutluluğunuz bir ömürlük sıkıntıya dönüşür. Karar sizin.
  • Çözüm mü?
  • Çözüm basittir aslında
  • Şimdi size anlatacağım yöntemi tüm eğitim sürecine yayınız.
    • yeme = uyku = tuvalet = terbiye = temizlik = ders yapma = kötü alışkanlıklar = diğer insanlara saygı
  • Aşağıda ki örneği okurken unutmayın; Tuvalet eğitimi önemlidir ama önemli bir hastalığı olmayan hiç bir insan tuvalet eğitimi almadı diye sokak ortasında çişini yapmaz. Yani siz büyütmeyin, bırakın çocuk büyüsün. Doğruyu yapın, kandırmayın, sabırlı olun yeter.
  •  Örnek;

    • Çocuğun uyuması gereken saat bellidir,
    • Çünkü büyüme hormonunun salındığı saat bellidir.
    • O saatte çocuk iletişim ve hoşgörü içinde yatağa götürülür,
    • Uyusun diye; çikulata verilmeden, TV seyrettirilmeden, oyun oynanmadan, dikkati-zihni dağıtılmadan… Yani “kandırmadan”
    • Çünkü “uyması gereken saat gelmiştir ve bu normal süreçtir” NORRMMMAAALLLL
    • Çocuk NORMAL olana alışmalı, normal olanla eğlenmeli, normal olanla mutlu olmalı, NORMALİ bilmelidir.
    • Çocuk “peki annecim cumburlop yatacağım” der mi? Demez, direnç gösterir.
    • Ebeveyn eğilir (çocukla aynı seviyeye gelir) ona anlayacağı kelimeler ve mimiklerle uyuması gerektiğini, uyumasının onun sağlığı için iyi olduğunu hoş-yumuşak bir ses tonu ile, onun anlayacağı kelimelerle anlatır.
    • Çocuk “evet anne haklısın hemen yatayım bari” der… DEMEZ tabiki 🙂
    • Ebeveyn bu durumda;
      • ASLA yalan söylemez,
      • Gereksiz ve mantıksız ödüllendirmeler sunmaz,
      • Hele ki yapmayacağı ödüllerle çocuğu kandırmaz.
      • Sadece olması gerekeni,
      • Makul ve gerçekleştireceği ödülleri sunar ya da sunmaz (her gün uyku için ödül verilir mi?)
    • Çocuk tarafından; önemli olanın “şefkat ve dürüstlük” olduğu anlaşılmalıdır.
    • Çok az çocuk bu noktada ikna edilir
    • Bir çok çocuk “direnç” göstermeye devam eder,
    • Ebeveyn 2. aşamaya geçer,
    • “gerekeni yapmak için çocuğu kucağına alır, şefkatle sarılıp odasına götürür”
    • Genellikle çocuk ağlamaya ve hırçınlık yapmaya devam ediyordur,
    • Bebeklerdede bu böyledir. Dünyada ağlamaktan çatlayan bebek yoktur. Bebek çatlama hastalığı denen bir hastalık yoktur. Hurafedir. Bebekler dahi sizi bilmeden yönetebilir.
    • Çocuk ağlamanın hırçınlaşmanın işe yaramadığını anlayarak bu defa cingözlük yolunu dener,
    • Ailenin yumuşak karnını iyi biliyordur,
    • Önceden denemiş ve işe yaramışsa ne ala
    • “anne sizinle yatabilir miyim?” der,
    • Ebeveyn “bugün olmaz annecim, biz henüz uyumayı düşünmüyoruz, benim mutfağı toplamam babanın işlerini halletmesi gerekiyor, sonrada biraz dinlenmek istiyoruz yarın bol bol birlikte olacağız” şeklinde yöntemler denemelidir.
    • Yani DÜRÜST olmalıdır.
    • “Yuh doktor bey valla ben bile bu durumda kızarım, çocuk nasıl kızmasın, biz eğlenecez uyumayacağız sen sıkıcı uykuya dalacaksın denir mi hiç çocuğa” dediğinizi duyar gibiyim. Evet denmez, uykuyu çocuğa sıkıcı bir süreç gibi göstermeseniz !!!
    • Eğer uyumayacaklarsa “Aaa bizde yatacağız zaten”  denmez.
    • Çünkü çocuk anne ve babanın uyumadığını anlar, sesleri duyar “vay yalancı düzenbazlar gene kandırdılar beni” der.
    • “Uyursan yarın seni şuraya götüreceğim, sana çikulata vereyim uyu, uyumazsan öcüler gelir” de denmemelidir.
    • Eğer aile programında ertesi gün sinemaya, parka gitmek varsa “tatlım uyu bak yarın hep birlikte parka gideceğiz, çok eğleneceğiz” denebilir.
    • Eğer yapılmayacak ödül vaad edilirse kabul edebilir, uyuyabilir ama ertesi gün vaad yerine gelmezse büyük güven kaybı doğar. En iyisi siz ona YALAN söylemeyin
    • Ebeveyn hatalı olan bu davranışı yapmaz odasına götürür, yatağa (muhtemelen zorla) koyar, çocuk ağlar-direnç göstermeye devam eder.
    • Ebeveyn bu aşamada ninni söyleme, masal okuma yöntemine girmelidir. En doğrusu budur. İşte uykuyu güzelleştiren budur. Kendi seçtiği pijamaları ile, loş odada, kendi seçtiği şimşek mekkuinli yatak çarşafında güzel annesinin şefkatli sesi ile uyumaktan güzel bir şey var mı?
    • Ama bu tür eğlemler uykuyu açmamalı, heyecan yaratmamalıdır. Yani “aksiyon” masalları okunmamalıdır.
    • En başlarda çocuk masal ya da nini istemeyebileceğide unutulmamalıdır
    • Eğitim alanı müsait-uygun şartlarda olmalıdır
      • uyku için; loş bir oda, rahat bir yatak, onun seçtiği pijamalar vb…
      • yemek için; herkes sofrada, hoş bir sohbet, albenili – lezzetli yiyecekler, renkli kaşıklar, abartılmadan yeme oyunları vb…
      • tuvalet için; sadece tuvalette oynanan temizliğine dikkat edilen bir oyuncak, sevdiği bir tuvalet, asla tuvaletten çıkartılmayan bir oturak vb…
      • ders için; eğlenceli eğitimler, ödev yerine oyun şeklinde ekipmanlar vb…
      • Yani “GÜZELLEŞTİRİN”
  • Bu bahsettiğim senaryo evde misafir varkende, alt komşu rahatsızkende, anne baba uzun süredir kavuşamıyorkende uygulanmalıdır, esnetilmemelidir.
  • Elbette sabır ve zaman ister,
  • Ancak unutmayın; Şimdi uyku eğitimindeki “normale alışma, normal olanı yapma disiplini”
    • Yarın misafirlerin yanında ki “söz dinleme”
    • Öbür gün “tuvalet eğitimi”
    • Bir sonra ki gün “yemek sofrasında yemek yeme”
    • Diğer yıl “arkadaş ilişkileri”
    • Sonraki 1 sene “okul alışkanlığı, ders yapma”
    • 3 sene sonra “orta öğretim hayatı”
    • 5 sene sonra “üniversite sınavı, içki, sigara, arkadaş seçme alışkanlığı”
    • 15 sene sonra insan hakkı, eşitlikçi olma, hoşgörülü olma, empati kurma
    • Durumlarına kadar uzanacaktır.
    • Çocuğunuzun sağlığı ve sizin mutluluğunuz için ince ayrıntılar
  • Sizin bu dönem ki 6 aylık sıkıntınız ileride bir ömürlük ödülünüz olur.
  • Özetle;
    1. Çocuğu olması gereken NORMAL davranışa disiplinli şekilde alıştırın
    2. NORMAL’i öğretin
    3. Bunun zaman ve sabır gerektirdiğiniz 3 ay bile süreceğini unutmayın
    4. Ona dürüst davranın
    5. Kolaycı olmayın
    6. Baskıcı değil, iletişimci olun
    7. Onunla oynayın, TV karşısına koyup işe dalmayın
    8. Sadece “tabancacılık” değil zihinsel gelişimine katkı sağlayan, sanatsal yönünü geliştiren oyunlarda seçin
    9. Büyüdüğünde onunla arkadaş olun
    10. Evde herkes ortak karara uysun
    11. Kişisel haklarına saygı duyun
    12. Bedensel haklarına saygı duyun (öptürmek istemiyorsa Ö-PE-MEZ-Sİ-NİZ)
    13. İyi bir gözlemci olun
    14. Lakap takmayın, dalga geçmeyin
    15. Olayların nedenlerini açıklayın, “anlamaz ki” demeyin
    16. Resmi olmayın
    17. Tartışma, hak kavramlarını uyun uygulayın. Oylama yapın
    18. Onu utandırmayın
    19. “SİZ” de doğruyu , NORMALİ yapın.
    20. Çocukların duyduğunu değil gördüğünü yaptığını unutmayın

ACI YOKSA ZAFERDE YOK

***

Dr.Attila

www.doktorattila.com

www.facebook.com/cocukdoktorubilgiler

www.twitter.com/cocuk_doktoru_

NOT: Susmazsan, ağlarsan “doktor amcan sana iğne yapar” “döveyim mi doktor amcanı” “uyumazsan doktor sana iğne yapar” “yemeğini yemezsen boğazına hortum takarlar” demeyi bırakmanızı rica ediyorum. Çocukta hastane – doktor feobisi yaratıyorsunuz. Sizin bu yanlış tavrınız yüzünden malesef çocuklar bizden korkuyor muayenemiz aksıyor, çocuğa faydamız olmuyor malesef.

Önerilen Çocuk Sağlığı Makaleleri