Kategori: Aileler İçin

 pedofili

ÇOCUKLARDA CİNSEL İSTİSMAR

NEDİR?

NASIL ANLAŞILIR?

KORUNMA YOLLARI NELERDİR ?

GELİŞEN TRAVMALARIN TEDAVİSİ VAR MIDIR?

HANGİ KURUMA BAŞVURMALIYIM? 

Türkiye Psikiyatri Derneği araştırma sonuçları (2016):
 
– Ülkemizde, cinsel istismara uğramış çocuk oranı yüzde 33.
 
– Ülkemizde her 3 çocuktan biri cinsel istismara uğruyor.
 
– Cinsel istismar vakalarında son 10 yılda yüzde 125 oranında artış var
 
– Her 4 saatte bir çocuk cinsel istismara maruz kalıyor
 
– Ülkemizin çocuk cinsel istismarında dünya sıralamasında 3’üncü sırada yer alıyor
 
– Cinsel istismar vakalarının ancak yüzde 15’inin adli mercilere intikal ediyor
 
– Çocuğun aile içinde cinsel istismarı ile ilgili vakalarda ise sadece yüzde 5’ini bilidiriliyor.
 
– Son 5 yıl içinde bu konuda açılan dava oranında da yüzde 50 artış var.
 
—–
 
Babası 15 yaşında kız çocuğunu “baş ağrısı” şikayeti ile polikliniğe getirir. Baba dışarıda beklemek ister. Küçüğün görünümü yaşıyla uyumsuzdur, özensiz ve bakımsızdır, mutsuz bir yüz ifadesi vardır, başı öndedir, göz teması kurmaktan sakınır. Hastalığına ilişkin sorgulamada tutarsız ifadeleri vardır, okula gitmediği öğrenilir. Muayenede ve tetkiklerinde baş ağrısına ilişkin hiç bir belirti ya da bulgu yoktur. Poliklinikte bayan bir hemşirenin yanında “ben doktorum, sana her durumda yardım edeceğim merak etme, baş ağrının başka bir sebebi olabilir mi? Bana anlatmak ister misin? Bak hemşire ablanda burada, sana yardımcı olabiliriz” şeklinde ifadelerle çocuğun güveni kazanılır. Küçük babasının onu okuldan aldığını, abisinin yanına işe verdiğini ve sinirlendiğinde abisi ile birlikte kafasını duvara vurarak onu dövdüklerini anlatır. Konuşmasının arasında sorulmamasına rağmen vajinal akıntısının olduğunu söyler. Hekim yanında konuyla ilgili uzman ekip olmadığı ve cumhuriyet savcısından izin olmadığı için mauyene edemez. Durumu hastanenin “sosyal servis” bölümüne bildirir (Bildirmezse SUÇTUR !). Sosyal servis durumu tutanak altına alır ve çocuk polisine bildirir. Çocuk polisi incelemesini yapar. Ensest ilişki tesbit edilir. İlgili yasalar gereği çocuk yurda verilir, abi ve baba hapsedilir.

* Önemli nokta “o daha çocuk, yanlış mı anladı acaba” denmemesidir; TÜM ÇOCUKLAR; Cinsel istismarı hisseder, farkeder, bilir, anlar, anlatabilir, tarif edebilir. BUNA İNANIN VE CİDDİYE ALIN !

* Cinsel istismarın mutlaka şiddet içermesi gerekmez,

* Cinsel istismar için dokunmak gerekmez,

* Cinsel istismar için yan yana olunması gerekmez (Örneğin İnternet),

* Cinsel istismarda çocuğun rızasının olup olmadığına bakılmaz.

* Pedofilinin halk arasında ki adı; Sübyancılıktır

*Dünyada 100 çocuktan 20’si istismara uğramaktadır. Ülkemiz gibi “gelişmekte olan” toplumlarda uluslararası literatürden daha fazla istismar olayı yaşanmaktadır. 100 cinsel istismardan sadece 15’i bildirilmektedir bu nedenle gerçek rakamların daha fazla olduğu düşünülmektedir.

* Cinsel istismar sadece çocuğu veya yakın çevresini etkileyen ya da ilgilendiren bir sorun değildir. Tüm toplumu etkileyen bir sorundur.

* Tüm toplum bu konuda duyarlı olmalıdır.

* Örneğin; Cinsel istismara uğrayan bir çocuğun olduğunu bilip yetkili uzmanlara bilgi vermemek hukuken SUÇTUR !

* Cinsel İstismara sessiz kalmak da >> çocuğa cinsel istismarda bulunmaktır

* Araştırmalara göre; cinsel istismar en sık aile içinde ya da yakın çevrede görülmektedir

* Çinsel istismar her yaşta insanı etkilesede çocukluk döneminde ve özellikle aile içerisinde yaşanabilecek cinsel istismarın etkisi çok daha büyüktür.

* Erken yaşta yaşanan cinsel istismar çocuklarda hormonal bozukluklara yol açarak bedensel gelişimi de etkiler

AİLE İÇİ CİNSEL İSTİSMAR OLUŞMA RİSKLERİ NELERDİR?

  • Alkolik baba,
  • Annenin hasta olması veya evi terk etmesi,
  • Yetişkinlerin çocukla aynı odayı ya da yatağı paylaşmaları,
  • Kız çocuklarının babalarından ayrı yaşamaları,
  • Aile bireylerinde görülen psikolojik bozukluklar,
  • Annenin gece çalışmak zorunda olması nedeni ile çocuklara baba ya da üvey babanın bakması ,
  • 6 – 8 yaşlarında ve kız çocuk olmak,
  • Küçük kızda aniden gelişen baştan çıkarıcı tavırların varlığı,
  • Anne veya babanın ya da her ikisinin ailesinde daha önce aile içi cinsel istismarın varlığı,
  • İktidarsızlık ve psikopatidir 

CİNSEL İSTİSMARCI KİMDİR ?

– Çocuğa yabancı biri olabileceği gibi genellikle çocuğun bildiği çevrede yaşayan kişi ya da toplumda saygın ve sevilen birisi de olabilir.

– Dış görünüşünün ardında çekingen, kendine güveni ve saygısı olmayan bir kişilik yatar.

– Erişkinlerle ilişki kurmakta zorlanır.

– Başkalarının üstünde güç gösterilerine ihtiyaç duyan kişiler oldukları için kurbanlarını çocuklardan seçer.

 

* Çinsel İstirmarcının (Sübyancı hastasının) savunma şekilleri;

inkâr (“çocuğu kucaklamak suç mu? ” vb.), 

küçümseme (“sadece bir kez oldu,” vb.),

akla yatkın hale getirme (“erkek çocuklardan hoşlanan biriyim”, “çocuk sapığı değilim” vb.),

uydurma (“araştırma projesi için kullanıyorum” vb.), 

saldırma (çocuğa, polise, doktora vb.) 

CİNSEL İSTİSMAR NASIL ANLAŞILIR ?

* Unutmayın; Çocuklar durumu genellikle SAKLAR

* Kendisi değilde başka bir çocukmuş gibi söyleyebilir

* Cinsel istismarın farkedilmesi çoğu zaman tesadüfi olduğu için çocuklarla İLETİŞİMİN güçlü olması, çocuğun ebeveyne güven duyması, ondan korkmaması gerekmektedir.

* Örneğin; Çocuk sinirli, güvensiz, zayıf, cezalandırıcı, şiddet uygulayan bir anne ya da babaya yaşadığı cinsel istismarı söylemez

Cinsel istismara uğrayan çocukta aşağıdaki belirtilerden biri ya da bir kaçı gözlenebilir;

  • Korku,
  • İçe kapanma, hayattan zevk alamama,
  • Dikkat eksikliği, hiperaktivite, 
  • İkinci defa idrar-kaka kaçırmaya başlama,
  • Davranış problemleri,
  • Okul problemleri,
  • Cinsel problemler,
  • Yaşına uygun olmayan cinsel oyunlar
  • Yabancılardan korkma,
  • Bedensel bir hastalığı varmış gibi davranma ve bunu GERÇEK olarak hissetmeleri,
  • Nedensiz ve bedensel olmayan bulantı, kusma, karın ağrıları, baş ağrıları gibi sorunlar,
  • Öfke tepkileri, agresif davranışlar ya da öfkeyle başedememe (Cinsel istismara uğrayan erkek çocuklarında en sık görülen bulgudur)
  • Aşağılık duygusu, kendine zarar verme (Cinsel istismara uğrayan kız çocuklarında en sık görülen bulgudur)
  • Sürekli “karşı olma, karşı gelme”
  • Parmak emme, tırnak yeme,
  • Fobiler,
  • Her türlü davranışta abartılı olma,
  • Uyku bozuklukları,
  • Başka bir çocuğa aşırı ilgi duyma,
  • Kız çocuklarında erkek çocukların yanında güvensizlik ve sitrese girme,
  • Suçluluk hissi ve depresyon görülebilir,
  • Suça eğilim,
  • Madde bağımlılığı,
  • Panik ataklar (özellikle hemcinsinden saldırı yaşayan erkek çocuklarda izlenir) – Kirli ve değersiz olma hissi,
  • Kontrolsüz mastürbasyon,
  • Özellikle ergenliğe giren kız çocuklarında çok eşli cinsel yaşamı tercih etme,
  • Cinsel organlarda hasar, hamilelik ve cinsel yolla geçen (zührevi) hastalık gibi fiziksel zararlar görülebilir.
  • Yukarıda saydığım ve bunun dışında çocukta anlam veremediğiniz HER durumda CİNSEL İSTİSMAR aklınızın bir köşesinde durmalıdır.
  • Bu durumda vakit kaybetmeden en yakın güvenlik ya da sağlık birimine başvurunuz.
  • Konunun uzman ekipler tarafından inceleneceğine emin olunuz
  • Konunun zaten hukuki olarak gizli kalmak zorunda olduğunu biliniz, bu nedenle ilgili kurumlara başvurmaktan çekinmeyiniz
  • Aileden ya da aile dışından, “SİZ ! her kimseniz” cinsel istismara sessiz kalmanın suç olduğunu unutmayınız 

ÇOCUĞUMU CİNSEL İSTİSMARDAN NASIL KORURUM?

  • Sorumluluk sahibi bir ebeveyn olun. Çocuğunuz sizi dinlemez, İZLER !
  • Çocuğunuzu tanıyın, onunla konuşun
  • Çocuklarınızın kimlerle birlikte zaman geçirdiğini BİLİN
  • Çevrenize yeni taşınan birisi varsa ve çocuğunuzla çok ilgiliyse, hakkında biraz bilgi toplayın
  • Teknolojiden uzak kalmayın. Çocuğun ulaşabileceği her türlü İnternet iletişim hattını, internet kafeleri muhakkak kontrol edin. Çocuğunuza ait internet, email vb… Şifrelerini bilin. Onun telefonunu inceleyin, şifrelerini bilin. Bilmeniz gerektiği konusunda ona baskı yapmayın, güvenini kazanarak anlaşma yapın.
  • Çocuğunuzun arkadaşları ile iletişim içinde olun. Onları eve davet edin, arkadaşları ile tanışın (doğum günü vb…)
  • Son zamanlarda değişik davranışları olup-olmadığını arkadaşlarına, öğretmenlerine sorun
  • Çocuğunuzun yakınındaki kişilere karşı dikkatli olun ancak denetlemeyi abartmayın. DENGE ÖNEMLİDİR.
  • Çocuğunuzla iletişiminiz bozuksa profesyonel destekle (çocuk psikiyatristi ya da psikoloğuna başvurun) iletişiminizi geliştirin.
  • Çocuklarınızın davranışlarını gözlemleyin. Değişiklikleri izleyin, nedenlerini bulun. Nedenini bulamadığınız durumlarda şüpheci olun.
  • Cinsel istismardan şüphe ederseniz çocuğunuzla onun anlayabileceği kelimelerle ve doğru şekilde konuşmaya çalışın. Asla suçlayıcı ya da korkutucu olmayın.
  • Denetleme yaparken güvenini kaybetmeyin, gerekirse onunla konuşun ve anlaşın.
  • İnsanlara karşı güvenlerini sarsmadan bilgilendirme yapın. Örneğin; Saçını okşayan bir büyüğüne karşı agresif tepki vermemelidir
  • Ona vücudun özel bölümlerini (Göğüs, bacak arası ve popo bölgesi) anlatın, gösterin, öğretin. Buralara kimsenin dokunamayacağını, ona özel olduğunu bilmesini, anlamasını sağlayın.
  • Doktorun sadece anne-baba yanındaysa bu özel bölgelere dokunabileceğini anlatın
  • Sır saklamamak gerektiğini anlatın. ASLA “bu aramızda sır” demeyin !
  • “Hayır” demeyi öğretin
  • Cinsel istismar durumunda ne yapması gerektiğini anlatın. Biri onun özel bölgelerine dokunulduğunda “Hayır, dokunmanı istemiyorum” demesini öğretin. Buna rağmen dokunuyorsa; kaçması, çığlık atması, olayı anne ve babasına anlatmalısını öğretin.
  • Şüphelendiğiniz durumlarda, cinsel istismarcı her kim olursa olsun olaya asla sessiz kalmayın, korkmayın, utanmayın ilgili kurumlara başvurun. Kurumların gizlilik ve uzman ekipler tarafından hassasiyetle çalıştığını bilin.
  • Acil muayenede dahi, başka bir sebepten ötürü çocukların genital mauyenesi yapılacaksa, sağlık çalışanından muayenenin herkesin göremeyeceği bir alanda (örneğin perde kapatılarak) yapılmasını talep edin

CİNSEL İSTİSMAR DURUMUNDA NEREYE BAŞVURMALIYIM?

-Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM)

-İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri

-Alo 183 Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı

-Sağlık Kuruluşları

-Polis Merkezleri, Jandarma Karakolları

-Cumhuriyet Savcılığı

-Belediyelerin Kadın Danışma Merkezleri

-Baroların Kadın Danışma Merkezleri ve Adli Yardım Kuruluşları

-Kadın Sivil Toplum Kuruluşlar

Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM) hakkında bilgi

(Uzm. Dr. Özlem BAĞ)

Ülkemizde ilk Çocuk Koruma Birimi’nin 1998 yılında İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde kurulduğu bilinmektedir. Cinsel istismara uğramış çocukların ikincil örselenmesini asgariye indirmek, adli ve tıbbi işlemlerin bu alanda eğitimli kişilerden oluşan bir merkezde ve tek seferde gerçekleştirilmesini temin etmek üzere; Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler /kurumlar bünyesinde kurulmuş olan çocuk dostu merkezlerdir. Bu derlemede, Çocuk İzlem Merkezleri’nin, dünyada ve ülkemizdeki kurulma süreci ve gelişimi ile mevcut yapılanması, çalışma şekilleri ve son durumlarının gözden geçirilmesi amaçlanmıştır.

ÇİM’ler sadece cinsel istismar mağduru çocuk ve ergenlerin değerlendirildiği merkezlerdir.   Cinsel istismar, Türk Ceza Kanununa göre suçtur. Ayrıca bu suçu bildirim zorunluluğu mevcuttur19. Bu nedenle, bildirimler sıklıkla Kolluk Kuvvetlerine (Polis ve Jandarma) yapılmaktadır. Hizmet içi eğitimler ile Kolluk Kuvvetlerinin bu olguları, hiçbir şekilde ifade almadan, sivil ekip ve sivil araç ile ÇİM’e ulaştırması şeklinde tamamlanmıştır. Bildirimi alan Kolluk Görevlisi ilgili Cumhuriyet Savcısının talimatını alarak çocuğu ÇİM’e teslim eder. Kolluk Kuvvetleri dışında, çocuğa hizmet veren ve bu sırada cinsel istismara şüphesi oluşan her profesyonel (öğretmenler, sosyal çalışmacılar, sağlık çalışanları, din görevlileri vb), çocuğun kendisi ya da ailesi sivil yol ile direk ÇİM’e bildirimde bulunabilir. Bu konuda pek çok hizmet içi eğitim çalışmaları ile sürmekte iken, bazı bölgelerde tamamlanmıştır.

İşleyiş

Ülke genelindeki ÇİM’ler 7 gün 24 saat boyunca hizmet sunmaktadır. Bu nedenle her gün bir adli görüşmeci nöbetçi olarak kalmaktadır. Mesai saatleri dışında olgu başvurduğunda gelmek üzere, hergün bir aile görüşmecisi, adli muayene gerektiğinde gelmek üzere hergün bir hemşire ve Sosyal Hizmetlere teslim gerektiğinde gelmek üzere hergün bir ASPİM temsilcisi icap nöbeti tutmaktadır. Nöbet saatleri dışında olgu olduğunda, ekip hızla toplanmakta ve Cumhuriyet Savcısının izleminde her saatte işlemler başlatılabilmektedir. Ayrıca, gece başvuran olgular, işlemlerin gerçekleştirilmesi için yorgun ya da uykusuz olduğunda (adli delil alınması gereken durumlar hariç) 24 saati geçmeyecek şekilde konaklatılmaktadır. Bu amaçla, 2 adet, banyolu ve refakatli kalabileceği, olası intihar girişimine izin verebilecek eşyalardan arındırılmış konuk odası mevcuttur. Başvuran olguların işlemleri tamamlanana dek, barınma, beslenme ve tıbbi ihtiyaçları hastane tarafından karşılanmaktadır.

ÇİM’e başvuran bir olgu, ÇİM kayıt belgesine kaydedilerek teslim alındıktan sonra, ilk olarak ön görüşmeye alınırken, aile de aile görüşmesine alınır.

Ön görüşme

Ön görüşme, adli görüşmeci tarafından yapılır. Bu görüşmede amaç, çocukla tanışmak, ikili ilişki kurarak, güven duygusunu kazanmak, bu arada çocuğun yaşına özel gelişim durumunu değerlendirmek ve olay hakkında kabaca bilgi almaktır. Çocuğa merkezi tanıtır, adli görüşmeyi yaşına uygun şekilde anlatır ve çocuğun ortama alışması için yeterli sürede onunla ilgilenir.

Aile Görüşmesi

Aile görüşmecisi tarafından yapılır. Olayla ilgili ailenin sahip olduğu bilgiler alınır, aile dinamikleri ile ilgili bilgi sahibi olunur.

Ön görüşmede ve aile görüşmesinde alınan bilgiler, İlgili Cumhuriyet Savcısı ve ASPİM temsilcisi ile paylaşılır. İlgili barodan avukat talebi yapılır ve adli görüşmeye hazırlanılır.

Adli görüşme

Özel olarak yapılmış, aynalı bir odada yapılan yarı yapılandırılmış bir görüşmedir. Adli görüşmeci, çocukla, olayın oluş şekli, istismarcının kimliği, özellikleri, ve olayın ayrıntılarını içeren görüşmeyi, çocuğun yaşına uygun bir dille, anatomik resimler kullanarak, gerekirse oyun ve oyuncaklar eşliğinde gerçekleştirir. Burada amaç, görüşmeyi izleyen tüm profesyoneller için gerekli bilgileri teknik ancak çocuğa uygun bir dille almaktır. Görüşme sırasında, çocuğun yaşına ve gelişim özelliklerine uygun şekilde iyi dokunma ve kötü dokunma tarif ettirilir ve bedeninin özel olduğunu hatırlatan küçük bir eğitim ile görüşme sonlandırılır. Bu sırada bu görüşme sesli ve görüntülü kayıt altına alınır ve aynanın arkasındaki odada Savcı, Avukat, Aile Görüşmecisi, ASPİM temsilcisi, Çocuk Psikiyatristi (varsa) tarafından canlı olarak izlenir. Her kurum temsilcisi kendi kayıtlarını tutar ve görüşmenin yazılı bir kaydı ifade tutanağı haline getirilerek imza altına alınır. Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma bu tutanak ile başlatılır. Bu görüşmenin bir kaydı Cumhuriyet Savcısına teslim edilirken, bir örneği ÇİM arşivinde saklanır. Bu görüşme daha sonra adli görüşmeci tarafından ayrıntılı bir rapor haline getirilirek, çocuğun gelişim özelliklerini de içeren bir değerlendirme ile birlikte, yasal süre içinde soruşturma dosyasına eklenir.

Adli muayene

Adli görüşmeden sonra, çocuk adli muayene için adli muayene odasına alınır. Bu odada, çocuğa, ÇİM hemşiresi tarafından, yapılacak muayeneler hakkında bilgi verilir. Gerekli onamları alınır. İç beden muayenesi gerektiğinde, Adli Tıp Uzmanı tarafından iç ve dış beden muayenesi yapılır. Bu muayene, tekrarlayan muayeneleri engellemek amacıyla video kolposkop ile kayıt altına alınır. Gerekli olgularda, adli delil olabilecek giysiler, sperm örneği, saç, tükrük, tırnak içlerinden gerekli örnekler alınır. Olası uyuşturucu madde kullanımına yönelik kan ve idrar örnekleri alınarak Adli Tıp Kurumuna teslim edilir. Bu muayene sonucu, Adli Tıp Uzmanı tarafından raporlandırılır.

Çocuk Sağlığı Muayenesi

Merkezde çalışan Çocuk Hastalıkları Uzmanı, çocuğu genel sağlık durumu konusunda değerlendirir. Bu muayene sırasında, rutin fizik muayene yapılarak, cinsel istismar dışında başka hastalıklar konusunda tarama yapılmış olur. Öyküde, gebelik riski arz eden bir durum varsa (pubertal kızlarda coitus ya da sperm ile temasın tanımlanması) kanda gebelik testi (beta HCG) istenir, ya da uygun zamana planlanır. Menstrüel siklus ile ilgili ayrıntılı anamnez alınır. Gebelik riski taşıyan, cinsel istismarın akut olduğu (ilk 72 saat) durumlarda, acil kontrasepsiyon verilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından gerekli taramalar (Hepatit B, HIV, Hepatit C, VDRL vb) için serolojik tetkikler yapılır. Riskli vakalarda bakteriyel enfeksiyonlar için profilaktik antibiyotik tedavisi verilir. Bu olguların sonuçları, bizzat ÇİM hemşiresi tarafından takip edilir. Tahmini prodrom dönemi sonunda (3 ve 6. aylar), serolojik testlerin tekrarı planlanır ve yapılır. Serolojik testlerinde aşılama durumunda eksiklik saptananlar, rapel dozları için bilgilendirilir. Yine riskli cinsel davranışı devam edeceği öngörülen ergenler, HPV aşılaması konusunda bilgilendirilir. Oluşmuş gebelik saptandığında, adli durum ve çocuğun ve ailesinin tercihi birlikte değerlendirilerek gebelik tahliyesine yönlendirilir. Doğum sonrası başvurularda, başka sağlık desteği alamayan olgulara, anemi, laktasyon önleyici ilaçlar vb. sağlık hizmeti sunulmaktadır.

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi muayenesi

Kurumda gerçekleşen bir diğer muayene, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi muayenesidir. Çocuk Psikiyatristi, kuruma gelen her çocuğu en az bir kez değerlendirir. Cinsel istismar sonucu oluşabilecek akut dönem bulgularını değerlendirir ve psikopatoloji saptadığında gerekli medikal tedaviyi düzenler. Bu muayenenin bulgularını raporlandırarak soruşturma dosyasına ilave eder. İlk muayenede risk saptadığı olguların uzun dönem takipleri için ilgili merkezlere yönlendirir. Literatürde cinsel istismara uğramış kişilerin psikiyatrik tedavi ve rehabilitasyonlarının Çocuk İzlem Merkezlerinde sürdürülmesi konusunda çelişkili öneriler mevcuttur. Bugün için Çocuk İzlem Merkezleri psikiyatrik tedavi ve rehabilitasyon amaçlı yapılandırılmamıştır (6-8).

Sosyal Hizmetler Değerlendirmesi

Çocukla yapılan görüşmede ve aile görüşmesinde çocuğun ailesine tesliminde risk olduğunda ya da çocuğun kalabileceği başka bir yer olmadığında ÇİM’de görev yapan ASPİM temsilcisi tarafından değerlendirilir. Çocuk güvenli bir ortama (uygun bir aile bireyi, akraba ya da kurum) yerleştirilir. Bu tespit, bizzat kurumda çalışan ASPİM temsilcisi tarafından yapılmakta ve Cumhuriyet Savcısı tarafından talimatlandırılmaktadır. Ayrıca, ÇİM‘deki görüşmelerinde sosyal riskler taşıdığı saptanan aileler, ASPİM temsilcileri tarafından sosyal incelemeye tabi tutulmakta ve gerekli sosyal desteklerin sağlanabilmesi için raporlandırılmaktadır. Yine cinsel istismar sonucu istenmeyen gebelik sonrası doğan bebeklerin, çocuk annesi ve ailesi bakım vermeyi istemediğinde, Sosyal Hizmetlerin kurumlarına yerleştirmesi sağlanmaktadır.

ÇOCUĞUM CİNSEL İSTİSMARA UĞRADI, BUNUN TEDAVİSİ VAR MI?

* EVET VAR ve ne kadar erken farkedilirse o kadar hızlı ve etkili tedavi edilebilir

Önemli nokta

“o daha çocuk, yanlış mı anladı acaba?” denmemesidir !

TÜM ÇOCUKLAR;

Cinsel istismarı

hisseder, farkeder, bilir, anlar, anlatabilir, tarifedebilir

BUNA İNANIN VE CİDDİYE ALIN !

Dr.Attila Alp GÖZÜBÜYÜK

www.doktorattila.com

www.facebook.com/cocukdoktorubilgiler

twitter.com/cocuk_doktoru_

https://www.youtube.com/watch?v=S4x40UVhC20

 

İlgili kanun maddesi;

“MADDE 103″

(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden;

a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,

b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,

anlaşılır.

(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

(3) Suçun;

a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,

d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.”

En Güncel Makaleler